Osman Bey 1286 yılında İnegöl
yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan zaptetti. 1287 yılında
İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınındaki İkizce’de (Erice) yenilgiye
uğrattı.
Osman Bey ve silah arkadaşlarının
Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III.
Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine geldi. Osman
Bey’in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşattı.
Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü
. Osman Bey’e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verdi. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.
. Osman Bey’e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verdi. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.
O sıralarda Bilecik henüz Türkler
tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kentti. Bilecik
(Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmıştı. Osman Bey 1299
yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini
fethetti.
Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine
kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara meydan
savaşında Bayezid’in Timur’a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur’un
hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır.

Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi
sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu
alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir.
Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik’ten Eskişehir’e ve Anadolu
içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak
önemini korumuştur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder